SANAT TARİHÇİ YANLIŞ YAPARSA, BELGELER YANLIŞI DÜZELTİR…

Art4Critic

Sanatta kopya konusunu kanıtlamak için önce sanatçıların yaşları ve sanatta aktif oldukları yıllar göz önüne alınır ve kopya mı değil mi diye bakılır.

Kopya işler zaten bakar bakmaz anlaşılabilir fakat, üslup benzerliği ise görecelidir, çünkü dünyanın iki ayrı coğrafyasında yaşayan  kişiler, aynı şeyleri düşünebilir ve uygulayabilirler. Veya  gördükleri bir sanatçıdan etkilenerek farklı eserler de ortaya koyabilirler ki, sanat tarihindeki bir çok sanatçıya baktığımız zaman birbirlerinden etkilenmiş olduklarını hayretle görebiliriz.

Ümit Gezgin gibi bir sanat tarihçinin yayınladığı dergisinde, Bahri Genç ile, Güney Afrikalı genç sanatçı Ryan Hewitt’i karıştırmış olmasını gözden kaçmış bir hata olarak görüyoruz;  dergide sözde Bahri Genç ile  Ryan Hewitt’i karşılaştıran Ümit Gezgin, sanki Bahri Genç’in Ryan Hewitt’ten etkilenmiş olduğu imajını ortaya koymuş. Oysa, Bahri Genç oto portresini 2008 yılında yapmış, Ryan Hewitt’in  dergide yer alan portre çalışması ise,2012 yılında yapılmış ve 2013 yılında da  sanatçının sergisinde yer almış…

    

Yukarıdaki görsellerden ilki Ümit Gwzgin’in dergisinden. İkincisi Bahri Genç’in  2008 yılındaki oto portre çalışması, diğeri ise Ryan Hewitt’in 2012 yılında yaptığı ve 2013 yılında sergilediği çalışması.  

Daha önce de yazdık, Ryan Hewitt Bahri Genç’e göre  çok genç bir sanatçı.

Ryan Hewitt’in atölyesinden  bir fotoğrafta, sanatçının portre çalışmalarını neredeyse A4 boyunda yaptığı gözükmektedir. Bahri Genç ise portre çalışmalarını büyük fırçalar ile, çok büyük tuvallerde uygulamaktadır. Akıl var izan var Ümit Gezgin araştırmadan nasıl böyle bir hata yapar diye düşündüğümde, daha eskilerde  rahmetli  Prof. İsmail Tunalı kitabında da benim hakkımda  İsmail Tunalı’nın söylemiş olduğu bir  konuyu karıştırdığı, kitabın ikinci baskısında ise düzelteceğini belirttiği aklıma geldi :)…

 

Bu fotoğraflar her şeyi ortaya koymaya yetiyor. Ayen beyan kör göz bile görebilir neyin ne olduğunu, GÜNAYDIN 🙂

Sanat piyasasında  kafa karışıklığı yaratan bir çok şeyler vardı şimdilerde ise, bazı sanatçılarımızı yabancı sanatçılardan aşağı gösterebilmek çabası öne çıkmış durumda. Oysa örneğin, Bahri Genç  portre sanatı konusunda, uluslar arası bir  profesyonellik ortaya koymuş olan bir sanatçımızdır, destekleneceği yerde bu tür  saçma iddialar ile yıpratılmaya çalışılması kabul edilir bir durum değil.

  

RYAN hEWİTT 2012 YILINA KADAR ÇALIŞMALARINI BÖYLE YAPTI…

Bahri Genç’e soruyorum ne düşündüğünü, gülüyor ve şunu ekliyor, “Benim yaptıklarımı değil önce kendilerinin ne yaptıklarını ortaya koyup öyle  düşmanlık yapmaya kalksınlar… Kişisel sürtüşmeleri sanatımıza  leke sürmeye kalkmakla halledemezler. Varsa bir rahatsızlıkları açıkça ortaya koysunlar. Benim sanatımı eleştirecek seviyeye gelmemiş olanlara sadece gülüyorum”

ADNAN ÇOKER ADINI KULLANMAK BİR YERE VARDIRIR MI?

ART4CRITIC

Son zamanlarda Facebook ortamında bazı sanatçılara yapılan ithamlar karşısında, duyarlılığımızı göstererek  doğruları vurgulamaya çalıştık fakat, sözde eleştirmen yakıştırmasıyla karşılaştık… Acaba sözde sanatçı veya sözde ressam olanlar, yazı yazan, yorum yapan ve yorum yaparken felsefesine de inebilen yazara karşı, “sözde eleştirmen” yakıştırması yapmak gibi bir hataya neden düşerler…

Ülkemizde bir laf vardır, “dinime küfreden Müslüman olsa” diye…  Aslında bu laf yeterli olabiliyor bu tür durumlarda…

Kişi  sanat piyasasına adımını ülkemizin ünlü sanat dealeri ile atıyor ve sanat fuarında kişisel bir sergi açıyor. Sergiyi gördüğümde ünlü sanat dealerimize soruyorum Adnan Çoker ne zamandan beri küçük resimler yapıyor diye ve yanıt veriyor, “Bu Adnan Çoker değil genç bir sanatçı”  şaşkınlığım geçtikten sonra  sanat dealerini  kınayarak oradan ayrılıyorum… Öyle ya özgün çalışmalar yapanlar fuarda galeri bulamazken,  satış amacı güderek eski bir sanatçıyı anımsatan resimleri pazarlamak hoş bir şey olmasa gerek…

  

Adnan Çoker’in bazı çalışmalarından örnekler

Neyse olabilir sanatçı sanatçıdan etkilenebilir veya etkilendiği sanatçı  kendisinden etkilenen sanatçıyla negatif bir diyaloğa da girmiş olabilir fakat, zaten çok küçük olan sanat piyasamızda  sanatçılar arasında sürtüşmelerin olması da güzel bir şey olmasa gerek… Hele bir sanatçı geçinenin sanat yazan bir kişiye karşı sözde eleştirmen  sözünü kullanması da kabul edilir bir şey değil. Adama derler ki kardeşim o zaman sen de sözde sanatçısın ki, eleştiriden rahatsız oluyorsun… Yanlış eleştiri yaparak itham ettiğin sanatçıyı belli bir kıskançlık güderek  sosyal medyaya taşıman kabul edilir bir şey değil…

Adnan Çoker yapıtları ile Türk görsel sanatlarında duayen bir sanatçı ve de akademisyen olarak geçmektedir ve Yazılacak Türk sanat tarihinde de yerini şimdiden almıştır…

  

Adnan Çoker’in bazı çalışmalarından örnekler

Türkiye’de Sohteby’s  müzayedesi ile birlikte resim piyasasında meydana gelen hareketlenme ile birlikte daha önce resim  piyasasında olmayan bir çok isim de  resim yapmaya başlayarak, piyasaya adım atmayı denediler…  Ülkemizdeki müzayedelerin yaptıkları reklamlar da bir çok insanı resim yapmaya itti ve piyasada karışıklıklara da neden oldu. Ve de sözde ressamlar da bu furyadan sonra doğarak, ya internet ortamından ya da başka sanatçılardan alıntılar, etkilenmeler yaparak bir yere ulaşmaya çalıştılar… Şimdilerde de bakıyoruz ki, kendi öz eleştirilerini yapamayanlar etrafa saldırmaya soyunmuş. Bu yüzden Adnan Çoker ile ilgili görselleri yayınlıyoruz. Şimdi biz soruyoruz acaba  hangi sanatçılar Adnan Çoker’den az veya çok etkilenmişlerdir…

Adnan Çoker’in bazı çalışmalarından örnekler

  ü

  

 

Salvatore Scarpitta, Lucio Fontana ve Bubi üçlüsü…

ART4CRITIC

Salvatore Scarpitta ve Lucio Fontana dünya sanat tarihine mal olmuş sanatçılardır.  Bazı çalışmaları birbirine çok benzeyen bu iki sanatçıdan Scarpitta  daha eski…

Bu sanatçıların çalışmalarına baktığımız zaman,  Lucio Fontana’nın Scarpitta’dan etkilenmiş olduğu açıkça görülmektedir. Fakat, Fontana Scarpitta’dan  aldığı etkiyi daha farklı olarak sunma yeteneği göstermiş.

Son günlerde bir facebook sitesinde Bubi Hayon ile ilgili yersiz iddiaları göz önüne alırsak, Scarpitta ve Fontana gibi, Bubi Hayon’un da bu sanatçıların arasında olması gerektiğini,  fakat ülkemizde sanatçımızın dünya görsel sanatlarına mal olmasına bir sponsorluk desteği olmadığı içindir ki, Bubi alkışlanacağına bir grup sözde eleştirmen(!) tarafından intihalci ilan edilmeye çalışıldı…

İntihal ile,  sanatçıların birbirlerinden etkilenerek daha faklı  çalışmalar ortaya koyabilmeleri çok ayrı şeyler. Bu durumda Fontana da intihalci sayılmaz mı? Çünkü Scarpitta’dan etkilenmiş ve onun yaptığı çalışmalardan bazılarının benzerlerini daha farklı olarak ortaya koymuş ve bugün her iki sanatçının da eserleri dünya piyasasında milyon dolarlar ediyor…

Daha önce de  Facebook ortamındaki o sitede belirttim, Bubi Türk görsel sanatlarında çok önemli bir yere sahiptir. Çünkü kendisinden sonra gelen kuşaklara, Türkiye’den de çağdaş çalışmalar yapıldığını ve geleneksel değerlerimizden yola çıkılarak, dünya görsel sanatlarına önemli eserlerin sunulabileceğini göstermiştir…   Osmanlı döneminin kafes mantığından yola çıkan Bubi’nin  ürettiği eserleri  incelediğimizde, ne Scarpitta’nın ne de başka birinin eserlerine benzemeyen formsal objelerin olduğunu görürüz… Bubi kafes mantığını,  kafesi hissettiren çalışmalarının yanı sıra, Osmanlı’daki savaşlarda kullanılan savaş aletlerini çağrıştıran heykellerle de ortaya koymuştur ki, ne Fontana da ne de Scarpitta’da Bubi’nin heykellerini anımsatan işler yoktur…  

Nedense ülkemizde  birine  damga vuarabilmek için yabancı kaynaklardan örnekler aranır oysa düşünülmez ki, ülkemizde de yabancılara taş çıkartacak sanatçılarımız vardır ve bunların desteklenmesi gerekir… Birilerini yerebilmek için vereceğimiz çabayı, ülkemizin önünü açabilecek sanatçılarımıza destek olarak verebilsek ne iyi olur…

Burada birebir intihal sayılabilecek çalışmalar ortaya koyan sanatçılarımızı korumak gibi bir amacımız yok. Elbette ki intihal doğru bir şey değildir üzerine de gidilmesi gerekir… Bu konuya  ülkemizdeki bazı önemli sanatçıları dahil etme gibi bir hataya düşülmesi ise, önce yargısız infaz ve ülke sanatına verilecek zarar olarak ele alınmalıdır…

Şimdi el birliği ile Bubi’yi dünya görsel sanatlarına mal edebilmek için desteğimizi  göstermeliyiz. Nasıl ki Scarpitta ve Fontana  bu şansı elde etmişlerse, Bubi’nin de hakkıdır…

   SCARPITTA

   

google da Scarpitta diye aradığımızda, Fontana ile birlikte benzer görselleri de bir arada çıkıyor…

  Lucio Fontana

Bugünden tezi yok dünya görsel sanatlar platformunda gerçekten ülkemizi temsil edebilecek özgün  sanatçılarımızı desteklemek için, başta bankalar, Kültür Bakanlığımız ve büyük şirketlerin yanı sıra, vergi şampiyonlarımızı bekliyoruz. Çünkü sanata vereceğiniz destek sizlere ve şirketlerinize  süper bir ekonomiye sahip olacak  Türkiye ile geri dönecektir. Çünkü, sanatçı kuşağı olan bir ülkenin ekonomisinin de  sürekli iyi olduğunu bilimsel araştırmalar ortaya koymuştur…

 

BUBİ HAYON ÇALIŞMALARINDAN BAZI ÖRNEKLER:

     

Sakarya’nın Türk-İsrail köyündeki deprem anıtını yapan Bubi Hayon, ölenlerin anısının yaşatılması için anıta sahip çıkılması gerektiğini söyledi.