Art4Critic
Ülkemizde nedense görsel sanatlar konusunda oluşturulmaya çalışılan piyasa eleştirilere rağmen hala çarpık adımlarla gitmeye devam ediyor…
Sanatçının üzerinden para kazanmaya soyunmuş olan bir takım müzayede firmaları, paraya sıkışmış olan sanatseverlerin elindeki eserleri, kendi istedikleri fiyattan müzayedeye çıkararak, yok fiyattan satılmasını sağlıyor ve bu durumda kendi komisyonlarını da garanti altına almış oluyorlar…
Kendilerine sorduğunuz zaman, sanatçının müzayede piyasası diye saçma bir neden gösteriyorlar… Görsel sanatları bir borsa havasına sokarak kendi istedikleri gibi yönetmeye kalkan bir takım müzayedeciler, ülkemiz sanatının da önünün açılmasını engellemiş oluyorlar…
Örneğin bir sanatçının güncel piyasası belli bir büyüklükteki resimde diyelim ki 20 bin TL. Elinde o sanatçıdan eser olan ve paraya sıkıştığı için satmaya kalkan sanatsever veya sanat koleksiyoncusu, müzayede firmasına başvuruyor ve müzayede firmasına elindeki sanat eserine 20 bin TL verdiğini söylediği halde kendisine, “Hayır o fiyattan koyamayız çünkü sanatçının işleri müzayedelere pek çıkmamış ve müzayede piyasası yok. Biz bu eseri 3-5 bin TL den ancak koyabiliriz” diyerek, paraya sıkışmış olan kişiyi kendi dedikleri fiyattan müzayedeye koymaya zorlamış oluyorlar… Bu durumda müzayedeci yüzde 30 komisyonunu alarak kazancını garantilemiş oluyor çünkü düşük fiyattan müzayedeye konulan eser kolayca satılabiliyor… Fakat bu durum eserin sanatçısının sanat piyasasını etkileyerek, galeriden güncel fiyatında eser almış olan koleksiyonerleri arasında bir şüphe uyandırıyor ki, bu davranış gerçekte etik değil ve sanat piyasası borsa gibi kullanılarak fiyat konusunda ters açıdan manipülasyon yapılmış oluyor ve borsada suç sayılan manipülasyon burada sanatçının sanat değerine de bir saldırı olduğu halde, neden suç sayılmıyor bu konunun ele alınması gerekiyor…
İlle de para kazanacak diye sanatçının güncel değerini düşürmeye bir müzayedenin hakkının olmadığını düşünüyoruz…
Diyeceksiniz ki müzayedelerde zaman zaman baş yapıt adı altında eserler pazarlanıyor ve yüksek fiyattan bazı sanatçıların eserleri satılıyor bu nasıl oluyor? Türkiye’de müzayedede yapılan bu durum, başka ülkelerdeki sanat müzayedelerinde karşınıza çıkmaz… Tanınmış bir sanatçının güncel galeri değeri altında eseri müzayedeye konulmaz. Zaten müzayedeye veren koleksiyoner öyle bir durum ile karşılaşsa sanat dünyası karışır. Konu müzayedecinin kazancını garanti altına alması değil, aynı zamanda sanatçının da yükseltilmesi ile ilgilidir. Bir sanatçının eserlerinin sanat değeri yüksekse ve hakkında çeşitli yayanlar yapılmış, uluslar arası literatürlerde yer alıyorsa o sanatçının müzayedede eser fiyatını aşağı çekmek, hem etik değil hem de sanat üzerinden para kazananın kendi ayağına kurşun sıkması gibidir… İlle de birkaç sanatçının üzerinden birilerini zengin edebilmek için sanat piyasasını kontrol altına almak kimsenin haddi olmamalıdır… Bir kere bizdeki müzayedecilerin sanat eksperi yetersizdir çünkü yeterli sanat eksperine sahip olsalar sanat değeri olan eserleri yok pahasına müzayedeye çıkaramazlar. Sanat değeri olan, ilkleri başarmış bir sanatçıyı desteklemeleri gerekirken yerden yere vurmaya çalışmak, ülkenin sanatına da sanatçısına da zarar verir ki, bunu vicdanı olan hiç kimse kabul etmemelidir…
Türkiye’deki müzayedelerin gerçeği şudur; birileri sanatçılardan stok yapar ve müzayedelere vererek satış yapar ve bunu yapanlar düşük fiyatta koydukları sanatçıları zamanla fiyat yükselterek geleceğe kalacak ve fiyatı artacak sanatçılar olarak lanse ederler. Bu durum bazı sanatçılar için doğru olabilir fakat yapay olarak fiyat arttırılması sonucunda bir zaman sonra fiyat düşüşleri de ortaya çıkabiliyor ve bu durumda da sanat eserine yatırım yaptığını sanat sanat severler para kaybetmiş oluyorlar… Türkiye’de bu durum birkaç kez yaşandı ve şişirilmiş fiyatlarla sanat eseri almış olanlar mağdur oldular…
Sanat değeri yüksek olan sanatçılar günümüzde bilinçli koleksiyoner tarafından izleniyor ve koleksiyonerler kimsenin etkisinde kalmadan geleceğe kalacak olan sanat eserlerine kavuşuyor ve bu gerçek koleksiyonerler kesinlikle özel bir durum olmadan müzayedelere eser vermiyorlar…
Ancak bazı durumlarda koleksiyoınerden müzayedelere eser verildiği zaman da, sanatçının güncel galeri fiyatının göz önüne alınması gerekir ki, ülkemizin sanat galerileri de güç durumda kalmış olmasın. Bugünkü durumda müzayedelerin galerilere karşı sanki savaş açtığı bir durum yaşanıyor ve galeriler sürekli kapanarak, sanat piyasasının da gerçek anlamda oluşması önlenmiş oluyor…
Müzayedelerde deneyimli ekspertiz uzmanı olmadığı için, sahte eserlerin de pazarlanabildiği, hatta sanatçıdan dolandırılmış eserlerin müzayedelerde görüldüğü de bilinmektedir… Ülkemizde müzayedelerde bugüne kadar milyonlarca TL’ye satılan eserler de oldu fakat o eserler ile ilgili olarak sağlam bir ekpertiz raporu görmedik. Sadece uydurulmuş bir hikaye ile satışa çıkarılan bir eser baş yapıt olarak milyonlarca liraya pazarlanamaz. En azından o eserin bir karbon testinin de yaptırılmış olması gerekmez mi ki satın alanın da içine sinsin… Birdenbire X sanatçının bilinmeyen bir eseri çıkıyor ortaya ve bakıyorsunuz eserde orantısızlıklar da var ve hikayesinde de eserin aniden bir yerde bulunmuş olduğu yer alıyor. Bu durumda inandırıcılık nerede kalıyor…
SANATTA KİMİN GELECEĞE KALACAĞINI MÜZAYEDELER DEĞİL, ORTAYA KONULMUŞ OLAN SANAT DEĞERİ BELİRLER…
Türkiye’de hangi sanatçının geleceğe kalacağını müzayedeler değil, sanatçının ortaya koymuş olduğu sanat değeri belirler. Bunu anlamak o kadar da zor değildir. Önce sanatçının yaptığı eserler için nasıl çalıştığı, araştırmalar yaptığı ve bulunduğu coğrafyadan etkilenip etkilenmediği veya dünya görsel sanatlarına herhangi bir yenilik getirmek için uğraşı verip vermediği, dünya görsel sanatlarında herhangi bir ilki başarıp başarmadığı, şimdiye kadar girmiş olduğu literatürler, müzeler (Bugün dünya üzerinde bir çok müzeler hediye eser kabul ederler ve hediye edilen eserleri sergilenmeyecek ibaresi ile alır depolarına koyarlar. Bugüne kadar bizim bildiğimiz sadece Burhan Doğançay’ın Gogenheim müzesinde bir eserinin sergilenmiş olduğudur… Doğançay’ın Metropolitan müzesine hediye edilen baskılarının da sergilenmeyecek şekilde kabul edildiğini Metropolitan müzesi teyit etmişti.) sanatçının herhangi bir uluslar arası müzede etkinlik, sergi yapıp yapmadığı, yurt dışındaki bir galeride sergi Açıp açmadığı, hakkında yazılmış eserler bulunup bulunmadığı, tanınmış yabancı bir eleştirmenden eleştiri alıp almadığı, yaşı, eğitimi ve eserlerinin özgünlüğü ve daha başka bilgileri de göz önüne alınarak değerlendirilmelidir…
Müzayedelerde yabancı sanatçılardan neredeyse kopya olan eserlerin yüksek fiyattan pazarlandığını gördükçe, sanat piyasasının ya olmadığını veya yanlış kurulmaya çalışıldığını görüyorsunuz…
GÖRSEL SANATÇILAR ODASI KURULMALIDIR…
Görsel sanatçıların haklarını korumak için öncelikler bir görsel sanatlar odası kurulmalı ve ressam, heykeltıraş, yeni teknolojileri kullanabilen sanatçılar korunmalı ve düzgün, etik sanat piyasasının oluşturulması gerekmektedir… Şayet görsel sanatçılar odası kurulursa, ülkemizdeki galerilerin de daha sistemli bir duruma gelecekleri ve bugün müzayedeler yüzünden yok olmaya yüz tutmuş galerilerimizin korunmuş olacağı bilinmektedir…
Sanat eserleri üreterek ülkemizin sanat açısından yükselmesine katkıda bulunan görsel sanatçıların da bir meslek sahibi oldukları bilinmeli ve gerekli saygı, sevgi gösterilmelidir…
(BU YAZILARIMIZ DEVAM EDECEK BİZİ İZLEYİN…)
