Kavramsal sanat ve Türkiye

This image has an empty alt attribute; its file name is zafer-karakus.jpg
Zafer Karakuş

Kavramsal Sanat 20. Yüzyılın en değerli sanatçısı ve kuramcısı Amerika’da Pop sanatı ve kavramsal sanat akımlarının temellerinin atılması konusunda en önemli sanatçılardan biri hiç kuşkusuz Marcel Duchamp’tır.Eğer şu anda bienallerde “anlamsız” bulduğumuz, anlamlar yüklemeye çalıştığımız eserler sergileniyorsa, bilin ki bu Marcel Duchamp sayesindedir. Geleneksel resim ölmüş, onun yerine nesne sanat eseri olmuştur. Bir pisuarı yerleştirip onu çeşme yapmıştır. Bu 20. yüzyılın en etkili eseri kabul edilmiştir.1960’lı yıllarda kavramsal sanat akımı ortaya çıkmıştır. Eleştirel bir yaklaşımla kendisini, çevresini ve yaşamı sürekli sorgulayan, geleneksel sanatın sınırlarını aşarak sanatın boyutlarını değiştirme çabasında olan kavramsal sanatçıların görüşleri çağdaş düşünceyle temellenmiş ve bütünleşmiştir.Düşüncenin yapıttaki üstünlüğüne olan inanç Marcl Duchamp’ta öteden beri var olan bir görüştür. Yapıtlarıyla kavramlar ve analizler öneren bu sanatçılar seyirciyi bunları anlamaya, çözmeye, kendi düşüncesiyle tamamlamaya çağırılar. Kavramsal bir iş, bir program öneririler. Özünde biçimsel yetkinliği arayan alışılagelmiş sanatın yerine, bir anlamda, yeni bir yaşam biçimi olarak da düşünülebilir. Kavramsal sanat, geleneksel sanatın sınırlarını zorlayan ve genişleten avant- garde (öncü) bir akımdır.Kavramsal sanat üreten kişi için o eserin beğenilmesi, estetik bir değeri olması önemli değildir. O yapıtın akla seslenmesi, bir şey anlatıyor olması ve bir fikrin, bir düşüncenin izleyici tarafından yakalanması amaçlanmaktadır. Diğer sanat eserleri gibi saklanamaz, o anda bakılır ve tüketilir. Sadece o yapıtın fikri nedir? İzleyici onu araştırır, bulmaya çalışır.Kavram sanatı, fikir sanatı olarak da geçer. Sanatçılar, bir resim veya heykel yapmak yerine fikirlerine uygun malzemeleri ile ifade etme amacı güderler. Klasik anlamda resim veya heykel tarzı nesneler, ticari olduklarından sanatsal yaratı ve beğeninin dışında tutulur. Sanatçılar seyredilmek ve beğenilmek üzere bir yapıt meydana getirmezler, bu yapıtlar alınıp satılmaz.Bir bienalde sanatçının çöp yığını oluşturarak yaptığı kavramsal eserin, temizlikçiler tarafından süpürüldüğünü ve bunun üzerine sanatçının tazminat davası açtığını biliyoruz. Sanatçı burada çevre kirlenmesini vurgulamıştır .Sanatçı Yücel Dönmez’in Taksim-Kabataş metro füniküler Taksim istasyonunda bulunan kalıcı enstalasyon çalışması bir vitrin ile metroyu kullananların izlenimine sunuldu. 4.5 metre çapındaki makaraları fonksiyonel-kinetik sanata çeviren Dönmez, belki de bu anlamda dünyada bir ilki gerçekleştirerek, fonksiyonel bir makineyi kavramsal imajlı sanata çevirmiş oldu. Onun bu çabası kavramsal sanatın Türkiye’de düzeye geldiğini vurgulayan çarpıcı bir örnektir.

Yücel Dönmez’in Taksim Füniküler istasyonundaki makara çalışması.