Mehmet Aydoğan

Türkiye’de sanat piyasası biraz garip işliyor. Sanata yatırım yaptıklarını sanan bazı insanlar, aslında sanata değil yaratılmış olan şaşırtıcı gerçek dışı algıya yatırım yapmış oluyorlar ve bu böyle olunca da, son gülen yine yanılanlar değil onları yanıltanlar oluyor.
Bir sanat eseri nasıl olmalı ki yatırım yapılabilsin? Bu soruyu düşünmeden sanata dalan sözde koleksiyoner ve sanat yatırımcılarına tavsiyemiz, önce okusunlar, araştırsınlar iyice bilgilendikten sonra kararlarını versinler. Hoş sadece bir eseri kopya da olsa sahte de severek almak isteyenler bu tavsiyemize kulak asmasınlar zaten onların da sanattan bir beklentileri olmadığı için, sorun olmaz.
Bir sanatçı sadece eser satabilmek için üretiyor ve ürettikleri ile ortaya bir yenilik koyamıyorsa o sanatçı gerçek sanatçı olmaya soyunmamış demektir. Gerçek bir sanatçı olabilmenin savaşını veremeyen tipler, başkalarının yaptıklarından nemalanmak için işin kolayına kaçar ve taklitçiliğe yönelirler. İşte ülkemiz de bu tür taklitçilerin cenneti olmuştur çünkü, taklit eserlere para yatıranlar sanatı desteklemiş olmuyor, gerçek sanatın ülkede yer bulmasına zarar veriyorlar.
Kendini bilen, sanatı anlamaya çalışan ve görsel sanatlar konusunda neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğrenmek isteyenler, Bize ellerindeki dokümanlar ile gelsinler, kendilerine öğrenmek istedikleri sanatın, sanatçısının nerede olduğunu, hangi sanatsal değerler ile tanımlanacağını açıklamalarıyla verelim ve istediği yabancı bir uzmana da bizim verilerimizi sunsunlar aynı açıklamayla karşılaşacaktır, o kadar da iddialıyız.