AKARETLER SERGİLERİNDEN AKLIMIZDA KALANLAR

ART WEEKS AKARETLER 2021

Art Weeks Akaretler  bu yıl 9-19 Eylül tarihleri arasında gezilebiliyor. Etkinliğin iyi tarafı, ücretsiz olması.

Genelde genç sanatçıların eserlerini gördüğümüz  bu sergiler ile İstanbul kenti sanatsal bir hareketlilik yaşamış oluyor.

 _______________________________________________________________________________

AKARETLER SERGİLERİNDEN AKLIMIZDA KALANLAR

Duygu Yaşam- ArtKritik

Bir binadan diğerine yolculuk yaparak izlediğimiz sergilerden aklımızda kalanlar da oldu, şöyle bakıp geçtiklerimiz de… Bu arada aklımızda kalanlardan bazı örneklere dokunarak bir fikir ortaya koymaya çalışacağım;

Zilberman Galeri de Burçak Bingöl adındaki sanatçının seramik heykeller sergisi,  sanki izleyenleri, medeniyetler arasında geçen zamanın anlamına ve insanların tarihsel  geçmişe yönelik araştırmalarına götürüyor. Denizlerdeki batıklardan çıkarılan vazolar ve çeşitli  formlardan geriye kalmış olan seramik parçaları anımsatan objeler, sanatçının ustaca uygulamış olduğu sır tabakasıyla da ayrı bir önem kazanıyor ve izleyeni bir an  bulunduğu andan zaman gerisine sürükleyebiliyor… Özel ahşap raflar üzerinde sergilenen eserler, tarihsel bir müzede geçmişe yolculuğu da simgeliyor…

 

Burçak Bingöl-Zilberman Galeri

Zilberman galeride Selçuk Artut’un  “Duvarların Dili Olsa Da Sussa” adlı Kinetik ses yerleştirmesi, çağdaş sanatta aykırı bir uç çalışma olarak izleyenlere sadece bir fikir verebiliyor…

 Selçuk Artut’un projesi, ses mühendisliği alanında bilimsel veri olarak teknolojik bir fuarda sergilense daha fazla ilgi çekerdi diye düşünüyorum… Yani çağdaş sanatı bu derece garipleştirerek sunmanın sanatta ne gibi bir yenilik olarak algılanacağını çok iyi düşünmek gerekiyor… 

Sanatı ülke çapında ilgi çeker bir duruma getirerek, sanatçı kuşakların yetişmesi için katkı sağlanması düşünülüyorsa, her kuşaktan insanların ilgilenmesine yol açacak olan daha  sanatsal anlayışa yönelik, çalışmalar sunulması işlevsel olur…

Çağdaş sanat Batı’dan geliştirilen yeniliklere değil, ülkelerin kendi coğrafi zenginliklerinden yola çıkarak geliştirecekleri yeniliklere de açıktır. Bu nedenle Türkiye’de sanat üretenler, isterlerse ülkemizden yolu geçmiş olan sayısız medeniyetlerin ışığında, çağdaş sanat sentezleri kurabilir ve Batı’ya da örnek olabilecek eserlere imza atabilirler…

Art Weeks Akaretler de ,  ülkemizdeki sanat eğitiminin, sanatçı adaylarını Batı’nın eteğine nasıl sürüklemiş olduğunun da örneklerini  görüyoruz. Henüz ülkemizde  görsel sanatlar, duvarlarda sergilenen  tuval resimlerinin dışına  pek çıkamadığı için, çağdaş sanat mantığı ile  üretilen ve ülkemiz insanlarına saçmalıktan başka bir duygu yaşatmayan çok uç işlerin,  ülkemizdeki sanatın  gelişmesine bir katkı sağlamayacağı düşüncesindeyim…

Projede yer alan  Merkür Galeride Şeyda Cesur’un boncuklar kullanarak gerçekleştirdiği abajur kafalı objenin, bir kuru kafaya odaklanmış hali, sanki ülkemizdeki aydınlık fikirler, hurafenin acınacak halini yorumluyor gibi… Ayrıca  sanatçının  eserinde kullanmış olduğu geleneksel değerler olan boncuk işlemeleri de, gelenekselden çağdaşa bir sentez olarak da yorumlanabilir… Aslında görsel sanatçıların eserlerinde  sanatsal açıdan aranan, hangi temele dayanmış olduğu ve ne gibi bir mesaj içerdiği olmalıdır… Bu anlayışın dışında kalan çalışmaları  daha çok salt dekoratif olarak ele alabiliriz…

Şeyda Cesur- Merkür Galeri

Yanılmıyorsan aynı galeride bir   çalışma gördüm,  dikdörtgen bir ölçünün içerisine yerleştirlmiş olan  tuval veya kağıt işte, bazı harfler yer alıyordu. Anlamaya çalıştığımda bir şey çıkaramadım ve galeride ki yetkili, sanatçının Avrupa da eğitim almış olduğunu ve eserinde bir anlam bulunduğunu söyledi; elbette ki o anlamı çıkarana aşk olsun,  bana göre sanki soğuk bir Amerikan fıkrası gibiydi, hani ülkemiz insanlarına anlatıldığı zaman suratlarda gülme yerini alan şaşkınlık gibi… Oysa görsel sanatlarda bir mesaj veriliyorsa,* John Heartfield’in politik fotomontajları gibi  açıkça anlaşılmalı… Esprili bir mesaj veriliyorsa ve bu mesaj ille de yazı ile ortaya konulacaksa, soğuk Amerikan fıkrasını değil de, belki bizim sıcak atasözlerimiz gibi, kamçılayıcı bir anlatımı içermelidir…

Protest sanatın görsel sanatlardaki yeri çok farklı ve de çok önemlidir… Çünkü mesajı veren  görsel bir sanatçıdır ve masajı da, görselin acı veya tatlı şiirini içermelidir…

Merkür galeride, Burcu Perçin’in iki eseri yer alıyor. “Arzuyu Gizlemek” adını verdiği eserinde Burcu’nun, mermer ocaklarını yansıtan resimlerindeki doku bende bu defa, mermer işçiliği, doğasal yapısı ve tarihsel dokuyu bir arada ortaya koyan şiirsel bir sentezi hissettirdi. Bu savdan yola çıkarak, Burcu Perçin’in  çalışmalarının arka planındaki duygusal  dokunun önemine de  vurgu yapabiliriz… Sanatçı bu eserinde, çağdaş bir armoniye seslenen özgün fırça  tekniği ile, “Bu bir Burcu Perçin eseridir” imzasını, aynen Hollywood’un ünlü filmlerinde kullanılan ve  önemli bir markayı vurgulayan deyimi gibi ortaya koymuş oluyor…

Burcu Perçin- Merkür Galeri

Gelelim Akaretlerdeki, Yıldız Holding’in sanat tarihinin son çalışmalarına vurgu yapan, koleksiyon seçki eserlerine; Önce şu soruya yanıt vermek gerekiyor, “Yakın dönem  sanat tarihine dair bir seçki “ iddiasıyla, hangi sanat tarihinden bahsediliyor? Sergide yabancı sanatçılardan da eserler var. Nedense son zamanlarda ülkemizde birisi çıkıp sanat tarihi diye mahalle arkadaşlarını işaretlediği kitap çıkarıyor, bir diğeri başka bir şekilde, işte sanat tarihi budur diyor fakat bakıyorsunuz, ortada öyle sanat tarihine kalacak anlamda bir şey pek yok… Yani algı müessesesi nedense ülkemizde her konuda çok iyi kullanılıyor…

Sanat piyasamızda sanatçı yaptığı ile değil, popülerliiği ile iyi sanatçı gibi algılanıyor. Diğer tarafta özgün, ülkemizin önünü açabilecek anlamda çalışmalar yapan bazı sanatçılar ise görmezden gelinerek, vahşi kapitalizmin iğrençliğine kurban edilmek isteniyor…   Bu durumda ise sonuç; görsel sanatlarımızda sürekli gerilerde kalmak oluyor…

Yıldız Holding koleksiyonunda bizim bildiğimiz, önemli, ülkemizi  temsil edebilecek az da olsa eserler  varken, sanat tarihine  gönderme yapar gibi algı yaratmaya çalışmanın anlamı ne ki…

Bu arada Yıldız seçkisinde, Bedri Baykam’ı sanki yeni bir boyuta taşıyan  2021 çalışmasını gördük.  Belki gelecekte Bedri’den yeni boyut çalışmalarının yepyeni örneklerini göreceğiz…

Bedri Baykam- Yıldız Holding seçkisi

*http://www.meralbostanci.com.tr/john_heartfield.html*JOHN HEARTFIELD- 1891-1968

AKARETLER ART WEEKS SERGİLERİNDEN BAZI GÖRSELLER

Sevim Kaya-Mine Galeri

Yorum bırakın