Maria Helena Vieira da Silva  1908, Canan Tolon 1955 doğumlu.

Art4Kritic (Özel)-

Maria Helena Vieira da Silva  1908 doğumlu Portekiz asıllı bir sanatçı.

Canan Tolon ise, 1955 doğumlu bir Türk asıllı, Amerika’da yaşayan bir sanatçı. Bu iki sanatçının çalışmalarını incelediğimizde, aralarında büyük benzerlikler olduğu görülüyor. Her iki sanatçı da mimari eğitim almış. İstanbul Modern Müzesi Canan Tolon ile ilgili büyük bir sergi yaparak, sanatçıyı çok özgün ve eşsiz bir sanatçı olarak tanıttı. Fakat bu derece benzerlik taşıyan çalışmalar ile sanatçı ne kadar özgün olur düşünmek gerekir. Ülkemizde sanat eleştirmeni yok deniliyor ya, işte bu tür konulara girecek bir sanat yazarı olmadığı veya bu cesareti göstermediği için, yok sayılıyor…

SLAYT SHOW Maria Helena Vieira da Silva

ArtKritik.com olarakTürkiye’de de gerçek sanat eleştirisi örneklerini zaman zaman ortaya koymaya çalışıyoruz. Bu davranışımızı kimse eleştirmeye kalkmasın çünkü sanatta gerçeklerin vurgulanması, sanat alanında daha özgün çalışmaları körükler ve eleştiri sanat konusunda bulunduğu bölgenin önünü de açar. Yoksa bugüne kadar duyarsızca yapılan sanatın ne ülkeye ne de sanatçısına bir yararı yoktur. Sanata soyunmuş olan kişi, ağır bir sorumluluk taşır ve bu taşıdığı sorumluluk açısından fark yaratmaya çalışır ve sanatçının sanat ortamında yarattığı fark kendisini de doruğa taşır ve sanatçı sanat tarihine mal olur…

İlle de her sanata soyunandan çok farklı çalışmalar beklemek haksızlık olu. Bugün amatör, hobi amaçlı çalışan sanatçılar da sanat severlere hitap edebiliyor ve sanat tarihine kalma kaygısı gütmeyen bu sanat kesimini eleştirmenin bir faydası olmaz çünkü zaten o kesimdeki sanatçıların yarınlara kalma kaygıları yoktur…

Türkiye’de gerçek sanat müzeleri açılmadıkça, görsel sanatlar da çağdaşlığın gerisinde kalır. Bugün adına müze denilen bazı kuruluşların, gerçek bir çağdaş müze gibi planlanmadığını içeriğindeki sanat eserleri ile anlayabiliyoruz. Gerçek bir çağdaş müzede, yüksek sanatı temsil eden sanatçıların eserlerine yer verilir ve bu durum da müzeye bir prestij sağlar…

GÖRSEL SANATLAR PİYASASINDAFIRSATÇI RESSAMLAR ÇOĞALDI…

ArtKritik (Özel)-

Bir türlü gerçek bir görsel sanatlar piyasası oluşturulamazken, bu defa da, resim piyasasındaki hareketlilik, bir takım sözde sanatçıları, satılabilen ressamların benzerlerini yapmaya yöneltti. Bu fırsatçı sözde ressamlar, yaptıklarını paraya çevirebilmek adına, bazı müzayedelerde yer almak için çabalarken, bazılarının da en prestij müzayedelerde yer aldığına tanık oluyoruz.

Sanatçım bugüne kadar başka şekilde çalışırken birdenbire bakıyorsunuz, resimleri iyi satılan genç bir ressamın yaptıklarına benzer çalışmalara giriyor ve piyasa oluşturmaya çalışıyor.

Yabancı ressamlardan Richter ülkemizde en çok etkilenilen ressamlar arasında.

Öncelikle, müzayede yapan firmaların, bünyelerinde  danışman olarak kullanacakları bilirkişilerinin olması gerekiyor. Yoksa nasıl bilecekler ki kim kopyacı kim değil. Çünkü müzayede firmalarından duyduğumuz, fazla araştırma yapmadan sanat satıcılığına girmiş oldukları ile ilgili. Yaşamlarını sürdürmek için bir meslek seçmiş olanlar, o mesleğin tüm detaylarını da bilmek ve araştırmak zorundadırlar. Yoksa, yaptıkları iş konusunda sınıfta kalırlar ve bundan bir takım çevreler de zarar görmüş olur.

GENÇ RESSAMLARIMIZDAN GÜZEL BAKIR, DA son zamalnlarda bir kaç sanatçı tarafından birebir olmasa da farklı uygulamalarla etkilenilen bir sanatçı olarak göze çarpıyor. Boyayı yerine göre kalın kullanarak uyguladığı özel tekniği ile zoru başaran bu sanatçımız, özgün tekniği ile yarattığı üslubunu mesaja ve yaşamından kopan bir felsefeye başladığı için, eşsiz bir yetenek olarak kendini kabul ettirdi…

Ülkemizde meslekler konusunda sahtecilik örneklerine  rastladığımız gibi, sanat piyasasında da, sözünü ettiğimiz bu fırsatçılar, sanata sahteciliği de sokmuş oluyorlar.

Güzel Bakır’ın aynı teknikle uyguladığı farklı üsluplarından örnekler.

Ülkemizde gerçek sanat eleştirmenleri olmadığı için de sanatta sahtecilik ve çeşitli oyunlar ne yazık ki, giderek artmaktadır. ArtKritik.com olarak, bu konuyu ele alacağımızı ve gerçek sanat eleştirmenliği ile ilgili örnekleri ortaya koyarak, görsel sanatlar piyasasındaki çarpıklıkların giderilmesine yardımcı olacağız.

Tara Roksell portre imajları farklı biçim ile çalışan, kısaca portreyi faklı kılan bir sanatçı…

Ayrıca, yabancı ünlü ressamların ülkemizdeki yerli kopyacıları da nasılsa çok iyi fiyatlara eser satabiliyorlar. Bu da ülkemizdeki sanat yatırımcılarının yeterli bilgiye sahip olmadan bu konuya yönelmiş olduklarını ortaya koymaktadır…

Maria Helena Viera da Silva

Maria Helena Vieira da Silva (13 Haziran 1908 - 6 Mart 1992) Portekizli bir soyut ressamdı. Art Informel olarak bilinen Avrupa soyut dışavurumculuk hareketinin önde gelen üyelerinden biri olarak kabul edildi. Çalışmaları, alanı ve perspektifi keşfeden çizgiler kullanarak karmaşık iç mekanlara ve şehir manzaralarına sahiptir. 

uYDURMA İDDİALARLA ŞİŞİRİLEN  SANATÇI NE YAPARSA YAPSIN, NEREDEN ALINTI YAPTIĞI, KİMİN FİKRİ İLE SANATTA TUTUNMAYA ÇALIŞTIĞI ER GEÇ ORTAYA ÇIKAR... İŞTE SİZ KARAR VERİN ACABA BU 1908 DOĞUMLU SANATÇININ ETKİ ALANINA GİRMİŞ FAKAT ÜLKEMİZDE ÇOK ÖZGÜN BİR SANATÇI OLARAK TANINAN İSİM KİMDİR??? SANAT PİYASASINI YÖNLENDİRİRKEN, ORTAYA ÇIKABİLECEK GERÇEKLER İÇİN DE HAZIRLIKLI OLUNMALIDIR...

NURİ İYEM RESMİ DEPO MÜZAYEDE DE REKOR FİYATA SATILDI

BİR MİLYON 800 BİN TL YE SATILAN ESER, SANATÇININ BUGÜNE KADAR SATILAN EN PAHALI ESERİ OLDU.

ArtKritik.com (Özel)

Son yıllarda sayıları çoğalan günlük müzayede şirketleri de sanat yatırımcıları ve sanat severler tarafından büyük ilgi görmeye başladı. Yeni kuşak koleksiyoncuların sanat piyasasına girmesiyle görsel sanatlarda bugüne kadar görülmemiş bir hareketlik yaşanırken, Depo Müzayede, E Antik, Kaş Sanat ve Ütopya projekt gibi müzayedeler, kaliteli müşteri portföyleri ile sanat eseri pazarlama konusunda, yılların şirketleri ile rekabet edebiliyorlar…

Depo Müzayede sahibi Yaşar Tepe, ” müşterlerimize kaliteli sanat eserlerini olaştırmak içim çaba harcıyoruz. Bugüne kadar bir çok koleksiyonere, ülkemizin önemli sanat isimlerinden eserler kazandırdık. Nuri İyem eseri ile bir rekora imza atmamız da bu alanda ne kadar yol alabildiğimizi göstermektedir.” diyerek, görsel sanatlar eseri pazarlamasında ön sıralarda olduklarını belirtmektedir..

Nuri İyem’in Dapo Müzayede de 1 milyon 800 bin TL ye satılan eseri.

Depo Müzayede sahibi Yaşar Tepe.