GÖRSEL SANATLARDA DEVRİM SERGİSİ

Duygu Yaşam- (ArtCritic)

Böyle bir sergiyi ne ülkemizde ne de dünyanın herhangi bir ülkesindeki galerilerde göremediniz…

İstanbul’da Kadıköy Bahariye’deki Ütopya Art Project,

ülkemizin tarihindeki ilk görsel sanatlar konsept sergisini sunuyor.

 Farklı malzemeler ile farklı çağdaş sanat eserlerini sanat dünyasına ilkler serisinden armağan eden Yücel Dönmez, sergisinde “Şakir’in Köşkü” eseriyle de çağdaş sanatta şaşırtıcı bir örnek sunarak sanat tarihine bir ışık tutuyor…

Yaptığı konsept çalışmalarını Türkiye sanat piyasasına  ilk kez sunacağını belirten Dönmez, “Avrupa sergisinden sonra konsept çalışmalarımı yurt dışında sergileyerek, dünya sanat piyasasında Kuantum Optik sanatının ne olduğunu anlatmaya çalışacağım. İspanyol ünlü sanat yazarı, müzeler küratörü ve felsefeci Nilo Casares, sanatım hakkında yazdığı kitabında, “Yücel Dönmez ’in yarattığı Kuantum Optik kavramının, sanat tarihi kavramları arasında yer alacağına inanıyorum” iddiasını bu yaptığım sergi tam anlamıyla ortaya koymakta ve dünya görsel sanatlar tarihinde bir ilke ışık tutmaktadır. “Diyerek, yeni sergisinin önemine vurgu yaptı…

Çağdaş sanatta bir yeniyi ortaya koyanın ne olduğunu anlatacak olan çalışmaları, sanatçının muhtemelen 2024 yılında İspanya’da açacağı müze sergisinin ön hazırlığı olarak yorumlanıyor…

ŞAKİR’İN Köşkü…

Görsel sanatlar son yıllarda klasik resim ve heykel sanatının yanı sıra şok edici farklılıklar ortaya koyarak, bu sanat dalının gelecekte çok daha farklı bir yoruma ulaşacağının mesajını vermiştir.

Yücel Dönmez bu sergisinde, Ütopya Galerinin vitrin canımın dışındaki pencere önünü kendisine mekân olarak seçen bir sokak kedisini sergisine katma kararı aladı. Dönmez, Galeri sahibinin adını Şakir koyduğu sokak kedisine heykel bir barınak yaparak, kediyi sergiden bir parça olarak, pencere camının önünde sergiliyor. Kısa zamanda heykel köşkünü benimseyen Şakir, artık eseri satın alacak olan koleksiyonere, eser ile birlikte sahiplendirilecek ve Şakir de bu sayede İstanbul’un kedilere verdiği şansa sahip olacak…

Şakir Ütopya Galerinin vitrin camının dışında bulunan köşkünde dinlenirken.

Ütopya Art Project  sergi küratörü Murat Asilcan, “Sergideki Şakir’in Köşkü dünyada görsel sanatlarda bir sergiden satılan  ilk canlı heykel olarak   dünya görsel sanatlar tarihinde de yer alacaktır… “ diyerek, devrim sergisinin önemini vurguluyor.

KEDİLER İÇİN İSTANBUL RÜYASI

Dünyada en fazla kedinin bulunduğu kent olarak yorumlanan İstanbul, aynen Amerika Rüyası mantığı gibi, kedilere de İstanbul rüyasını sunmakta ve Şakir’de bu rüyaya kavuşan bir kedi olma şansını elde temektedir…

DÖNMEZ SERGİSİ TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA YILIN SERGİSİNE ADAY…

Yücel Dönmez’in Görsel Sanatlarda Devrim sergisi, bir butik sergi fakat içeriğindeki eserler, farklı malzemeler ile yapılmış olan rölyef resimler, heykeller, duvar heykelleri, cam altılar ve kağıt işlerinden oluşuyor. Sergi, Şakir’in Köşkü ile de dünya görsel sanatlar tarihine bir yenilik getirerek, gelecekte görsel sanatların ne gibi şok yenilikler ile sunulacağının mesajını veriyor…

SANATTA İLKLERİ İLE BİLİNİYOR.

Yücel Dönmez görsel sanatlarda yaptığı ilkler ile hem Türkiye’de hem de dünya genelinde bilinmektedir. Dünyada yayınlanmış bir çok ansiklopedide biyogrefisi yer alan Dönmez, 1968 yılında ilk denemesini, 1975 yılında ise sponsorlu olarak ilk büyük Kar resmi etkinliğini yaparak, dünyada kar üzerine resim yapan ilk sanatçı olarak sanat tarihinde yer aldı (Uludağ- canlı çekim TRT Neslihan Gence programı)

Kaçkar Dağları Altıparmak kesiminde Kuartat Vadisinde yaptığı 11 kaya heykel yerleştirmesi ile de, dünyada yerleştirme (enstelasyon) sanatının adını koyarak ilk etkinliği yapmış oldu (Milliyet Sanat Ocak 1975 sayısı) .

Yücel Dönmez aynı zamanda ülkemiain ilk Land Art sanatçısıdır. Dönmez’in 1968 Kar resmi, 1974 11 kaya heykel yerleştirmesinden sonra ülkemizde Land Art çalışması yıllarca yapılmadı…

Yücel Dönmez ülkemizin ilk dijitaql sanatçısıdır. 1987 yılında Chicago’da başladığı dijital sanat çalışmalarının ilk kişisel sergisini 2001 Yılında Ankara’da Zerdüş Galeride açtı ve dünyada dijital sanat konusunda ilk kişisel sergi açan sanatçı oldu…

2001 yılında Vestel firmasının sponsorluğunda video art çalışmaları, Berlin elektronik fuarında Vestel pavyonundan dijital televizyonlar ile fuar boyunca izleyicilere gösterildi.

Dönmez’in protest art çalışmaları Kapitalizmin yenibir din olduğu ile ilgili göndermeler yaparak, Vatikanın da ilgisini çekti…

Yücel Dönmez’in görsel sanatlarda yaptığı ilkleri saymakla bitmez. Şimdilik bu kadarla yetinelim çünkü sanatçıyla ilgili olarak ünlü İspanyol yazarının yaptığı yorumlar, Dönmez’in dünya görsel sanatlar tarihinde önemli bir yere koymaktadır. Sanatçının Kar Resmi çalışmaları, dünyada farklı malzemeler ile farklı mekanlarda sanat adlı bir araştırmada, Richard Long ve bir dizi dünya sanat tarihine mal olmuş sanatçıların çalışmalarıyla anılmakta ve bu açıdan ülkemiz görsel sanatlar tarihinde ilk kez Dönmez yaptığı bir ilk ile, sanat tarihine geçmiş oldu.

Burada sanatçıya sanatı ne için yaptığını sorduğumuzda şu yanıtı veridi, “Ben sanatta para kazanmak için çabalamadım. Sadece yaptıklarımın dünya sanat tarihine mal olması için, araştırmalar ve laboratuvar çalışmaları yaparak bu açıdan çaba harcadım ve çabalarım da başarıya ulaşmıştır. Ülkemdeki koleksiyonerlere bir çok eserler bıraktım ve inanıyorum ki gelecekte adımı çokça anacaklar ve eserlerimden zengin olan koleksiyonerlerden bahssedecekler. benim için bunu amaç edebilmek önemliydi.Bugün eserlerime sahip olmak isteyenler, çocuklarınız için alın ve unutun. Beş on yıl sonra çocuklarınız yüksek eğitime başladıkları zaman sizin velileri olarak nasıl akıllıca yatırım yaptığınızı hatırlayacaklardır ve böylece ülkemizde sanata yatırım da gelecek kuşaklarda daha önemli olacaktır. Belki o zaman, ülkmizdeki sanatçılar daha özgün işler üretebilmek için çaba harcarlar… “

DÜNAYADA KAMUSAL ALANDA EN ÇOK ESERLERİ BULUNAN SANATÇILAR ARASINDA…

Yücel Dönmez bugün, dünyada kamusal alanda en çok eserleri bulunan önemli ve az sayıda sanatçılar arasındadır. İstanbul’un çağdaş sanat koleksiyonunda önemli çağdaş sanat eserleri bulunan Dönmez’in, İstanbul Taksim Füniküler,Levent, Şişhane, Yenikapı-Aksaray hattı, Kirazlı, Bağcılar, Yakacık metro istasyonlarında onlarca eseri bulunmaktadır. Sanatçının Altunizade istasyonundaki Metrobüs çıkışındaki 100 metrelik salonda her biri 25 metre kare 8 eseri bulunmaktadır. Metro Kontrol Mimarı Feriha Mert’in çabalarıyla konulan Yücel Dönmez çalışmalarını gören yabancılar, ülkemizden de özgün sanat işlerinin çıktığını görebiliyorlar. Ayrıca sanatçının Anadolu Adalet sarayı ana salonunda 82 metre kare cam altı yerleştirmesi ve salonlarda onlarca eseri bulunmaktadır. Sanatçının bazı hastahaneler, NewYork ve Chicago konsoloslukları ile Chicago’nun çeşitli yerlerinde kamusal eserleri bulunmaktadır.

“Görsel Sanatlarda Devrim”

Küratör: Murat Asilcan

Yardımcı Küratör: Özlem Tanrıverdi

29 Nisan 7 Mayıs 2023

Açılış Saat:12:00- 18:00

Ütopya Art Project

Caferağa >Mah. General Asım Gündüz Caddesi

Bahariye Palas Apt.No: 106/3Kadıköy-İstanbul

05445444342

GÖRSEL SANATLAR PİYASASI DEĞİL SANKİ ALGIYLA SANATÇI YARATMAK…

SANATA YATIRIM YAPANLARIN ÇOK DİKKATLİ OLMASI GEREKİYOR…

Duygu Yaşam- (Art Critic)

Son zamanlarda görsel sanatlar piyasamızda sayıları giderek çoğalan Instagram müzayede firmaları ile birlikte, sanat eserlerini alıp satarak bu işi bir borsa havasına büründürmeye çalışanlar ve sanat koleksiyonu yaparak aynı zamanda sanata da yatırım yaptıklarını düşünen yeni kuşak koleksiyonerler. Buraya kadar her şey normal gözükse bile ortada algı yaratarak herhangi bir sanatçı ismini ve eserlerini hak edilmeyen bir şekilde yüceltmeye çalışan müzayede firmaları var…

Diğer tarafta kendilerini gerçek sanat galerisi gibi gösteren ve nedense bugüne kadar uluslararası sanat platformunda  bir keramet gösteremeyen ve sadece sanat eserini bir şekilde satarak  elde ettikleri gelire odaklanmış olan sözde, kavramdan uzak kavramsal kesim…

Bir ülkede iktidarlar değişir, sistem üzerinde yenilikler uygulanır ve bu durum kimin iktidar olduğu ile ilgilidir… Oysa görsel sanatlar piyasamızdaki bu sistem yok edilmedikçe, ülkemizin sanat imajı da bugün olduğu gibi dünya sırlamasına bile girmeyebilir…

Bu arada sanatçı kesimde, kendilerini adayacakları bir kaynak bulabilmenin yarışında salt eser satabilmeye odaklanmış olarak günü geçirmekle uğraşıyorlar…

DÜNYA KLASMANINDA NEREDEYİZ?

Görsel sanatlar ülkemizde, ülkenin sanat imajını yükseltmeye değil, algıyla göklere çıkartılan değersiz imajlara yönelmiştir… Günümüzde ülkemizde şöyle dünya çapında özgün işler ortaya koyabilen kaç sanatçı gösterebilirsiniz… İçinde hiç kopya eser olmayan bir müzemiz var mı?  Adına müze dedikleri bu kuruluşlar sürekli koleksiyonlarını yenileyecek kaynak ve değerli kılabilecekleri sanatçı bulabiliyorlar mı… Bulamayınca da “nasıl olsa bizdeki x sanatçı bir yabancı ünlünün bire bir taklidi de olsa, onun gibi yapabiliyor ya o zaman müzeye koyabiliriz” denilerek müze değerine çıkartılan o X sanatçı, bir bakıyorsunuz ülkede hit olmuş…

İstanbul merkezli görsel sanatlar piyasamızda galeri kesimi birkaç parçaya bölünmüş, müzayede kesimi Artam’ın dışında ortaya prestij bir imaj koyamamış çünkü, bu firmaların başında sanatı bilen, değerlendirebilen ve ülkedeki görsel sanatlarımızın uluslararası bir seviyeye gelmesi konusunda kaygı duyabilen yöneticileri yok gibi. Böyle olunca da sanatçıların ne yaptıkları, sanatta nerede bulundukları ve kimin değerli, kimin sıradan kılınacakları birbirine karışmış oluyor…

GÖRSEL SANATLAR, KAPİTALİZMİN  KORKUNÇ DİŞLİLERİ ARASINDA SIKIŞMIŞ…

Bazıları sanat bitti diye kesin konuşurken aslında sanatın bitmediği fakat sanatın kapitalizmin korkunç dişlileri arasında un ufak edilmeye çalışıldığı bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor… Bugün mağara devrinde duvarlara yapılan sanat eserlerinin amacı para kazanmak mıydı? Değildi elbette. O sanatçıların amacı, günlük yaşamış olduklarının verdiği heyecanla, içlerinden gelen sanat duyarlığını, imajlar ile ortaya koyarak, bilmeden gelecek nesillere haberler uçurmuş olmaktı… Bugün ise sanat sanatçıya ve pazarlayıcısına para kazandırmak amaçlı görüldüğünden, sanatın bu kesiminde sanat bitmiş, sanat paraya dönüştürülerek, başka bir alana itilmiştir…

Sanat eğer ki yenilikler, yeni uygulamalar ve yeni felsefeler ortaya koymaksa, bu amaçları ilk başaranlar sanatın değerleridir, sonradan onların izlerinde yürüyenler ise, dıdının dıdısı 🙂 sayılabilirler…

Herhangi bir sanatçıyla aynı duyarlığı hissederek sanat yapmış olan fakat ortaya tamamen değişik farklı eserler ortaya koyarak bir yeniye damga vurmuş olanları da sanat tarihinde görmek mümkün…

TÜRKİYE’DE MÜZELERDE DÜNYA MÜZELERİNDEN BENZER SANATÇILAR GÖREBİLİYORUZ…

Tüm dünya görsel sanatları açısından düşündüğümüzde, bizde yaşadığımız olayları başka ülkelerde de görüyoruz. Fakat Batılı ülkelerin çoğunda, bir yere gelen sanatçıların ortaya hem fikir hem de mesaj ve görsel açıdan farklılıklar koyabildiklerini ve bu nedenle de isim olduklarını görüyoruz…

Bir Amerikalı arkadaşım İstanbul’da müzeleri gezdiğini ve çok çeşitli yabancı ünlü sanatçıların benzerlerini gördüğünü söyledi. Yani kimse yutmuyor. Siz müze diye yola çıkıp, Turkish Twombly yaratırsanız, yabancı bunu  anlar…

Bugün ülkemizde algıyla popüler kılınmış olan ve eserleri ülkemize göre hatırı sayılan paralara satılan  sanatçıları masaya yatırdığımızda, inanın en az yüzde doksanı sınıfta kalır ve yüzde 8 i de  eh işte  klasmanında yer alır ortaya belki yüzde 2  ümit verir bir sanat çıkar…

Bazıları diyeceklerdir ki, çok katı yazmışsın. Doğrudur da zaten bugüne kadar gerçekleri katı bir şekilde vurgulamış olsaydık, bugün görsel sanatlar piyasasının dünya klasmanında bizi de sayabilirlerdi…

Genç sanatçıları çağın gerektirdiğini algılayabilmeleri için yönlendirmeliyiz. Güzel sanat fakültelerindeki eğitim hakkıyla verilmeli ve bu fakültelerde ders veren hocalar kendilerini sanatçı ortamına değil, eğitim ortamına adapte etmelidirler. Hocanın gözü sanat yaparak sanattan para kazanmak sa, o zaman eğitimi bırakıp sanata yönelsin ki, sanatsever kesim de ,”hocadır iyi sanatçıdır” fikriyle hareket ederek bir yanlışa düşmesin… Bugün bazı sanatçılar için sanat kariyerlerini, prof v.s gibi duyuruyorlar ve sanat kesimi de sanki bir sanat profesöründen çok iyi bir sanatçı çıkarmış algısına kapılıyor ve bu yanlış…

SONUÇ: Instagram müzayede firmaları şapkalarını önlerine koyarak iyice öz eleştiri yapmalıdırlar.  Değerli sanatçıları göz ardı edip, değersizleri sanat yatırımcılarına pompalamak, görsel sanatlar piyasasını da çıkmaza sürükleyecek ve bu işten gelecekte birçok insan zarar görecektir…

Öncelikle Instagram müzayedeleri, etik davranarak gerçeklere odaklanabilen sanat tarihçiler ile çalışmalı ve pazarladıkları sanatçıları çok iyi araştırmalıdırlar…