Türkiye’de Görsel Sanatlar

Caner Bulak -Türkiye’de Görsel Sanatlar

Türkiye’de görsel sanatlar konusunu ele aldığımızda, karşımıza çok karışık ve ne yapıldığı belli olmayan bir sistem çıkıyor. Bir tarafta sanat kesimi, diğer tarafta koleksiyoner ve görsel sanatlara yatırım yaptıklarını zanneden bir kesim.

Sanat pazarlayan belli bir kesim, sanatı para olarak görebildiği için, sanatçının önlerine ne koyduğuna değil, albenisine bakıyorlar. Çünkü sanat sahibi olmaya hevesli kesimin büyük bir kısmı da, dekoratif görseller istediği için, bugün Türkiye sanat piyasasında genelde dekoratif ve sanat değeri fazla olmayan eserler satılıyor. Gerçekten yüksek sanat yapanlar ise, ortada gerçek bir sanat eleştirmeni olmadığı için, bu curcuna içinde gözden kaçıyorlar.

Kusura bakmasınlar, başta galeriler, adına müze denilen bazı kurumlar, bazı müzayede kuruluşları, sanat fuarları yapan kuruluşlar; bunların görsel sanatlar konusunda bir duyarlılık gösterdiklerine tanık olamadık. Çünkü, bu saydıklarımın birçoğu sanat-para ilişkisine odaklanmış, sanat adına sivil toplum kuruluşu gibi gözükenler ise, bir ayırımcılık ve gruplaşma kaygısında sözde sanat yapıyorlar. Bu bu saydıklarımıza bir lafımız var, ülkemiz görsel sanatlarının dünya sanat platformunda  yer bulmasını sağlamak için  ne gerekiyorsa onu yapın, kıvırmayın ve rant peşinde koşmayın! bilmiyorsanız bize sorun sizi aydınlatalım.

Sanat piyasasına bakıyoruz, kimsenin  sanki kimseden haberi yok, sadece kendi etraflarında olanları görüyor ve sadece kendi kafalarındakine inanıyorlar. Araştırma dersen hak getire, kendisini sanatın duayeni sanan bazı tipler bile araştırmadan yoksun, sadece rant için kolay yoldan konuları ele alıyorlar.

Bu konuların açıklığa kavuşması açısından, Yücel Dönmez öncülüğünde, genç sanat tarihçiler bir araya getiriliyor ve bugün olmayan gerçek sanat eleştirmenleri de bu grubun içinden yetişecek.

Bugünkü sanat piyasası ile ilgili ilk eleştirimiz kısaca şöyle; algıyla bir takım isimler reklam edilerek, yüksek fiyatlarla pazarlanıyor. Diğer yandan yıllarını görsel sanatlara vermiş, sanat tarihine kalmış, dünya görsel sanatlarında ilklere imza atmış bir isim üzerinde oyunlar oynanıyor. Zamanı gelince bütün bu konuları detayları ile ele alarak, görsel sanatlar piyasasında ehliyetsiz isimlerin elenmesi için çabamızı harcayacağız.  Birtakım işlerde dikiş tutturamayarak, görsel sanatlar pazarlamaya kalkan bazı kişiler, pahalı satan en iyi sanatçıdır düşüncesi ile önüne geleni kazıklıyor ve bu arada hiç hak etmediği değere ulaşan herhangi bir isim de, ellerini ovuşturarak, “ohh be köşeyi dönüyorum” diye hevesleniyor ve bir bakıyorsunuz bir müddet sonra piyasası düşmüş, satıcılar ise bir başka isimlere yönelmişler. Elbette ki sanat adına üretilen her iş değerlidir fakat değeri kanıtlanmış yılların sanatçısını göz ardı ederek, reklam edilene koşanlar günün birinde yanıldıklarını anladıklarında ne düşünecekler çok merak ediyorum.