GÖRSEL SANATLAR PİYASASINDA KAFA KARIŞTIRICI DURUMLAR

Sunal Gemici

Görsel sanatlar piyasasında öteden beri gelen bir takım şaibeler, son zamanlarda sanata yatırım yapanları da araştırma yapmaya yöneltti. Örneğin bakıyorsunuz şimdilerde yaşamayan bir sanatçının müayedelerde piyasaya sunulan resimleri, şimdiye kadar hiç görmediğimiz bir üslubu ve sanatçının kendine özgü çalışmalarını yansıtmıyor. Burada ortaya bir sahtecilik var mı şüphesi de  çıkıyor fakat, bunu araştıracak  kimseler de yok… Piyasada dolaşan iddialara göre bazı  sanatçıların adına bastırılmış olan kitaplar olabilir ve  kitaplardaki eserlerin de sanatçının yaptıkları ile ilgisi olmayabilir.  Hani sanatçının resmiyle bir fotoğrafı olur veya o eser varsa belgesi sanatçının aşivinde bulunabilir.

Bu konuya el atması gerekenin sahtecilikle mücadele eden emniyet birimleri olması gerekiyor fakat ülkemizde sanat piyasası için böyle bir gereksinme olmadığı için de  kimselerin umurunda olmuyor…

Görsel sanatlarımızdaki diğer bir durum da, taklitçilik meselesi; ne yazık ki görsel sanatlar piyasasında yaratılan bir amatör borsa zihniyeti, ortaya bir takım yetersiz sanat eserlerinin sanki çok önemliymiş gibi sunulmasına yol açtı. Bu durum elbette ki günün birinde patlayacak ve yanlış yatırım yaptıklarını anlayacak olan koleksiyonerlere zararı dokunacaktır.

Sanat piyasasında genç sanatçılar mutlaka desteklenmelidir fakat, piyasaya dün girmiş olan ve hemen beş on bin dolara resim satmak isteyenleri de çok iyi araştırmak gerekiyor… Sanatçım bakıyorsunuz, Batı’dan bir sanatçının ya yakın kopyalarını veya  taklitçiliğini yapıyor ve de sanat galerisi unvanını kazanmış olan  bazı özel kuruluşlar da bunları pazarlamak için, gerçek sanat üretenleri yok sayarcasına körüklüyorlar. Geçmişte bu durumlar sık sık meydana geldi ve her seferinde bir çok sanat yatırımcısı ve koleksiyoner piyasadan çekildi. Çünkü sanat piyasası sahteciliği ve taklitçiliği desteklemez, desteklememelidir de. Eğer bir sanatçıya yatırım yapılacaksa, o sanatçının önce ne yaptığı ve ortaya ne tür eserler koyduğu ve sanat felsefesinin ne olduğu araştırılmalıdır. Sanatçı herhangi önemli bir sanat eleştirmeninden övgü almış mı (Burada bir dur demek gerekiyor, çünkü ülkemizde sanat adına sanatçıdan veya galeriden aldıkları para karşılığında yazı yazanlar da vardı ve hala da var olduğu biliniyor. Bu yüzden de sanat eleştirmenliği müessesesi bir türlü gelişmedi. Gerçek eleştirmenler de gerçekleri yazmaktan kaçındılar, sanat piyasasında düşman edinmek istemedikleri için…

Diyeceksiniz ki Batı da da taklitçilik yaygın. Doğrudur bugün uluslararası müzayede kuruluşlarında da manipülasyon meydana geliyor   Fakat manipülasyon ile değeri yükseltilen sanatçıların devamlılığı olmuyor. Örneğin sanatçının bir yakını müzayedeye satın alma garantisi verebiliyor ve müzayeden satın alıyor. Bu durumda da aradaki komisyonu, vergisini de ödemiş oluyor ve bunu birkaç defa yapabiliyor fakat  her seferinde ödeyeceği fark bir kayıp olacağı için de bu durumlar geçici olarak meydana gelebiliyor sonrasında ise, o sanatçının ne adını ne de sanını duymuyorsunuz… Belki bu sayede  çok yatırım yapılarak ün kazandırılmış olan sanatçılar da olabilir fakat onlar da zamanla sanat tarihçiler ve gerçek sanat eleştirmenlerince ele alınarak, sanat tarihine mal olmaları önlenmiş oluyor. Yoksa eserini, manipülasyonla yüksek değere ulaştırmış sanatçılar sanat tarihine mal olabilirse o zaman sanat tarihinin de işlevi yok edilmiş olmaz mı…Bugün ülkemizden dünya sanat tarihinde gelecekte adı geçecek olan bir sanatçımız var o da, 1968 yılında ilk kar resmi denemesini yapmış olan Yücel Dönmez’dir. Bugün Chicago’da Rosenthal Fine Art, Türkiye’de ise DGARTPROJECT galerinin temsil ettiği sanatçımız, 1968 yılında kar üzerine ilk resmini yaptı ve ünlü fotoğraf sanatçısı Mehmet Avcıdırlar belgeledi, 1975 yılında ise sponsor desteği, ile ilk biyük kar resmi denemesini Uludağ’da yapan sanatçı o zaman TRT tarafından da canlı olarak belgelendi ve Sanat Çevresi programında yer aldı. Daha sonra Kültür Bakanlığımız tarafından Özal döneminde Türkiye’ye davet edilen Dönmez , Amerika’dan gelerek Uludağ’da bir kar resmi etkinliği yaptı ve TRT tarafından belgelenen bu çalışma Eurovision tarafından da Avrupa da bazı televizyonlarda yer aldı.

Chicago’da çalıştığı galerinin sanatçılar listesinde adı dünyanın çok ünlü sanatçıları arasında geçen Yücel Dönmez, ülkemizdeki manipülasyon yapanlar ve resim piyasasındaki dolandırıcılar yüzünden, bugüne kadar defalarca mağdur edildi ve bu yüzden de piyasası bir türlü hak ettiği yere ulaştırılmadı. Ülkemizde ki sanat piyasası ne yazık ki, bazı ehliyetsiz ve sanatın değerinin nasıl belirlendiğini bilmeyen birileri tarafından sabote edilerek, resim piyuasasının poster  piyasası haline gelmesine neden oldular. Yücel Dönmez’in 50×70 cm kağıt işleri Türkiye’de en fazla 30 bin TL ye satıldığı halde, Amerika’daki fiyatları, 2500 dolar.

Yorum bırakın