GÖZDE ATLAS, GRAVİS ART GALERİ SERGİSİ İLE, BÜYÜK İLGİ ÇEKİYOR

Duygu Yaşam

Son yıllarda görsel sanatlar dünyamızda yeni bir star olarak kendini gösteren Gözde Atlas, yarattığı resimleriyle, soyut sanatımıza yeni bir soluk getirdi.

 Doğa genelde parlak renkliliği ve muhteşem görüntüleri ile hafızalarda yer ederken, Gözde’nin resimlerinde, turistik görüntülerin dışında, doğa gizemli yanı ve yalnızlığı ile yer alıyor.  

Gözde Atlas resimlerini yaparken, içindeki o doğa sevgisini ve doğanın yalın halinin güzelliğini içinden geldiği gibi yansıtıyor ve bu da onu resimleriyle özgün kılıyor.

Onun resimlerine baktığım zaman bir Anselm Kiefer  değerinde haz yaşadığımı söylemeliyim. Nasıl ki Kiefer kendine has duruşunu çalışmalarıyla ortaya koyarak görsel sanatlar dünyasında yer edinmiş ise, Gözde Atlas da kendi çalışmaları ve sanatçı duruşu ile aynı değerde bir özellik ortaya koyuyor…

Sanatçı araştırmacı olmak durumundadır, araştırır, kendi malzemesini ve işleyeceği konuyu, vereceği mesaja ve bağlayacağı felsefeye göre kurar ve çalışmaya başlar. Görsel olarak bir şiirdir çalışması.  Sanatçı yarattığı eseri ile sanki konuşur ve son noktayı koymasını da sanki eseri ona fısıldar ve ortaya bir sanat eseri çıkmıştır.

Gözde Atlas gergisini ziyaret eden Yücel Dönmez, küratör Dilara Orhan ve Gözde Atlas.

Özde Atlas’ı birkaç yıldır takip ediyorum ve onda gördüğüm en ilgi çekici yanın, yenilikçi çalışmalara yönelik tavrı oldu.  

Gözde Atlas’ın, Gravis Galeri sergisini gezdiğinizde,, onun görsel sanatlarımızda az sayıda var olan, bir numaralar arasında olduğunu göreceksiniz…

Resimlerinde, doğadaki yalın yalnızlık hissi, doğanın gizemli çekiciliğini yansıtan detayları ve kullandığı renk anlayışı, onun resim sanatındaki özgün tavrını, güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.

Gravis galeri sahibi Haldun Tolon ve Gözde Atlas

Gravis Galerinin sahibi Haldun Tolon, Gözde’nin resimlerini sosyal medyada gördüğü zaman çok  etkilendiğini ve böyle bir özgün sanatçıyı tanımanın iyi olacağını düşünüyor ve bu şekilde yolları kesişiyor… Bu arada Gravis Galeri, Bağdat Caddesinde prestij bir galeri örneği sunuyor. Ayrıca müzayede de yaptıklarına değinen Tolon, görsel sanatlarda düzeyli bir galeri olarak, sanatı, sanatçıyı ve de sanat piyasasını bir arada, dengede tutacak bir tavırla, çalışacaklarına değiniyor.

Gözde Atlas’ın Yüzeyin Hafızası adlı sergisi 29 Nisan’a kadar sürecektir.

Gravis Art Galeri

Bağdat Caddesi No:264

pazar-Pazartesi hariç her gün 11-17 arası  gezilebilir.

YILIN SERGİSİNİ AÇAN YÜCEL DÖNMEZ, GÖRSEL SANATLARI MASAYA YATIRDI.

Sunal Gemici (ArtKritik)-Özel

Bugünlerde ülkemiz görsel sanatlar kulvarında yılın sergisini açan Yücel Dönmez ile, görsel sanatlar konusunu irdelemek için  konuştum ve içinden geldiği gibi anlattı,

“Nasıl ki Richter ve Kiefer kendi alanlarında özgün ve soyut sanatta birer değerseler, benim soyut çalışmalarımda kendi özgünlüğümü yansıtan, özgün çalışmalarımdır ve Amerika’daki birçok sanat uzmanı da bu konuda aynı yorumu yapıyor.

Yıllar önce Chicago Tribune sanat eleştirmeni Alan Artner, Yücel Dönmez eski ustalardan hiç birinden  etki almamış fakat ülkesinden bakıldığında, geleneksel sanatlardan çağdaş sanata katkılar yaparak, kendisine has sanatını yaratmıştır dediğinde, yıllar sonra ünlü İspanyol sanat eleştirmeni Nilo Casares’in sanatım ile ilgili yazdığı kitabında, aynı  yorumu yapması, kendime has bir sanat kavramı ortaya koyduğum konusunu bir kez daha vurgulamış oldu… Optik sanatın sanat tarihinde var olduğunu ve tüm çalışmalarım ile  görsel sanat alanında Kuantum Optik kavramını yarattığımı kitbında belirten Casares, Kuantum Optik kavramının sanat tarihinde yer bulacağına inandığını da belirtiyor.

CREATOR: gd-jpeg v1.0 (using IJG JPEG v62), quality = 75

Tüm bunlar ne algı ne de tesadüf olmadığı halde nedense, ülkemiz sanat piyasası tarafından ne anlama geldiği bir türlü anlaşılamadı… Ve hala bu sanat dalında hava atmaktan geri durmuyoruz…  Diğer yandan, ülkemizde çağdaş sanatların ilk uygulayıcısı olduğum halde, örneğin, Land Art konusu gündeme getirildiğinde adımı ilk sırada değil de land art yapan sanatçılar arasında gösteriyorlar. Oysa benim Land Art yaptığım tarihlerde ülkemizdeki sanatçılar henüz tuval üzeri yağlı boya ile resim yapıyorlardı…  

İlk land art denememi 1968 Erzurum Palandöken Hınıs Boğazında deneme olarak yaptım ve TRT’den Neslihan Gence programı için aradığında, dediklerime inanmadı ve kar üzerinde resim mi olurmuş dedi, ve kendisine 1968 denememin ünlü fotoğraf sanatçısı Mehmet Avcıdırlar tarafından belgelenmiş olan slaytları gönderdim ve  sponsor desteği  ile Uludağ’da yaptığım etkinliği, Neslihan Gence ve TRT ekibi dağa gelerek yerinde belgeledi ve Sanat Çevresi programında genişçe yer buldu. Daha sonraki yıllarda, 1978, Kültür Bakanlığımızın daveti ile Amerika’dan geldiğim Uludağ’da bir kar resmi gerçekleştirdim. TRT ekibi dağda İngilizce çekim yaptı ve Eurovision’a verilen çekim Avrupa da birçok yayında yer aldı. Bütün bunları defalarca dile getirdim fakat nedense   pek anlaşılamadı veya anlamak istemedi sözde sanatı yönettiğini sananlar…  

Dünyada ve ülkemizde, görsel sanatların farklı alanlara yönlendirildiğine de değinen Dönmez, “Nedense sanatı seven ve sanata yatırım yapmak isteyen fakat bu konuda deneyimleri olmayan koleksiyonerler de yanlış yönlendirilerek, hayal kırıklığına uğratılıyorlar. Bana yapılanlara değil de, iyi niyetle özgün çalışmalarının peşinde koşan genç sanatçıların, sanattaki gelecekleri ipotek altına alınıyor. Sanat piyasamızdaki kıskançlıklar bir tarafa, bu işten para kazanmaya soyunmuş olan bazı galeriler, müzayede firmaları, hatta sanatın sivil toplum kuruluşları olan dernekler ve özel kurumların, sorumsuzca davranışları görsel sanatlarımızı bir çıkmazın içine sokmuştur…   Sanatta eş dost kayırması ve algı yoluyla sanatçıyı olmadık değerlere yükseltme çabaları sorumsuzluğun en büyük nedeni olarak, ülkemiz sanatının önünü kesmektedir…Sanki görsel sanatlar ile alay ediliyor gibi piyasaya sunulan kopyacı tipler ile, bu sanatımız dünya piyasasında ülke olarak bir yer bulamıyor… Açıkça kopya yaptıkları gözüken sanatçıları olduğundan büyük değerlere koleksiyon piyasasına sunanların, sanata değil de ceplerine hizmet ettikleri bir türlü anlaşılmıyor. Çünkü, sanatı severek koleksiyon yapmaya çalışan yeni koleksiyoner adayları, yanlış yönlendirmeler ile, bir müddet sonra, ya sanat piyasasının bu çarpıklığına uyum sağlıyorlar, ya da piyasadan çekilerek, kızgınlıklarını belirtiyorlar…Sanat piyasamızda büyük isim olarak lanse edilenlerin de ne yaptıkları ve görsel sanatların neresinde bulundukları sanatın bilimsel açısından ele alındığında, düş kırıklığı yaratacaktır. Çünkü ülkemizde bu sanat dalını gerçek uzmanların değerlendirdiğine pek rastlamadık. Çünkü öyle olsaydı, bizde şişirilen isimlerin dünya sanat platformunda da değer bulduklarını ve isimlerinin anıldığını görürdük…

Bazı müzelere sergilenmemek koşuluyla hediye edilen eserlerin o müzelere gerçek anlamda girmediğini de biliyoruz. Sadece müzelerin depolarına konulan eserlerin günün birinde müzeye gelir için satılabileceği düşünülmektedir… Bu konuda daha çok anlatacaklarımız olabilir fakat, eğer ki bir seminer yapabilirsek, konuyu derinlemesine tartışarak, görsel sanatlarımızın bugünkü durumunu ve çarpık sanat piyasasının şaşaalı çarklarını gün yüzüne çıkartabiliriz. Çünkü çarpık sanat piyasasının şaşaalı çarkları birçok sanatçıyı öğütme çabasındayken, birçok ismi de gereksiz olarak neon renklerle sunmaktadır…

Sanatçımıza soruyoruz, aldığımız yanıt, ‘Ne yapalım görsel sanatlarda yapılmamış olan kalmamış ki…’ Yani yapılmamış kalmamış ve kopya yapmak serbest mi olmuş? Benzer çalışmalar yapacak olan sanatçı, minarenin kılıfını da ona göre hazırlar ve gören de, ‘Benziyor da bu sanatçı da bir şeyler katarak sunuyor” diyerek, sanatçının göndermesini benimsediğini belirtir.

KELEBEK RESİMLERİ DÜNYADA BİR NUMARA

Yücel Dönmez’in kelebek çalışmalarının dünyada sentez açısından çok önemli çalışmalar olduğunu vurgulayan Amerikalı sanat uzmanları ve medyası, Andy Warhol’dan beri kelebek imajını resim yapan sanatçılar arasında, Yücel Dönmez’in kelebeklerinin, sanatsal açıdan bir sentez olarak  değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çektiler.

Geçtiğimiz yıl Chicago’daki Rosenthal Fine Arts galerinin açtığı kelebek sergisi, sanat severler tarafından da ilgiyle karşılandı. Chicago Gallery News dergisinde  yer alan sergi haberinde, kelebeklerin ve Dönmez sanatının ilgi çekiciliği  vurgulandı.

Sanat çalışmalarını Amerika’nın Chicago kenti ile İstanbul’daki atölyesinde yapan Yücel Dönmez, yeni çalışmalarının, diğer tüm çalışmaları gibi, Amerika’daki galerisi tarafından çok ilginç bulunduğunu söyledi.

 Yücel Dönmez,in yeni sergisi, İstanbul’da Ütopya Art Project Galeride 12 Nisan tarihine kadar izlenebilecektir.

Ütopya Art Project

Altıpatlar Sokak No:6/A

Cihangir-İstanbul

0547 290 2020