GENÇ BİR SANAT YETENEĞİ SEVVAL BAŞALAN. 
Yücel Dönmez
Sevval Basalan’ın son çalışması olan beyin ve anatomik detay, günümüzün tartışma konusu olan yapay zekaya bir gönderme yapıyor…
Et resmi yapmak bir tükenmişliği vurgulamak olsa gerek diye düşünüyorum; şöyleki,
İhtimam ile yetiştirilen besi hayvanlarının otlaklardaki yayılmaları yaşamın başlangıç ve devamı, tükenmişlik ise, o hayvanların karkas halinde çengellerde asılı olmalarıdır ki, bir müddet sonra, ateşin üzerinde pişirilerek, insanlara servis edilecektir… Sevval Basalan et resimleriyle, besi hayvanlarının kısa hikayesini ele alıyor…
Sanatçı son çalışmasıyla ise, yapay zekaya gönderme yaparak,, insan beyninin tükenmişliğini vurguluyor. Sanatçı, “Giderek günümüz yaşamına daha fazla girecek olan yapay zeka ile, insanın beyin, fizik gücünün tükenmişliğini yaşayacağız ve işte bu noktada insanın tükenmişliği vurgulanarak, yapay zekanın dünyamızı ele geçirdiği ilan edilecekti r. Çünkü yapay zeka ile, dünyada 800 milyon insan işini kaybedecektir”
Sevval basalan’ın çalışmasında anlatmak istediği başka bir şey olabilir mi? Bir beyin ve insan fizik gücünü temsil eden iskelet detayı ve sanatçının mesajı, “işte geleceğin insan portresi”…
YAPAY ZEKAYA KARŞI BEYİN, ANILARA KARŞI ŞAHSİ GİYSLER GÖNDERMESİ.
Sevval Basalan yapay zekaya karşı sanatıyla yaklaşıyor, California’da şoförsüz otomobilleri yollarda nefretle izleyen işini kaybetmiş kamyon şoförleri, bazen o kamyonların tekerleklerini tekmeleyip tepkilerini dile getirirken, sanatçımız da, binlerce kilometre öteden, onlara desteğini, konuya dikkat çekebilmek adına sanatıyla ele alıyor…
Sevval ilk sergisinde, kullanılmış giysiler ile yüzeyde düzenlemeler yaparak, yine tükenmişliğin mesajını, giysiler üzerinden vermeye çalıştı…
Aslında kullanılmış giysilerin, eskimiş olmaları ile birlikte bizlere bir çok anıyı da hatırlattığının mesajını veren sanatçı, düzenlediği yüzeysellerde, yaşamın bir bölümünün şiirini de yazmış oluyor, hani bir laf vardır, “Taşın dili olsa…”, burada giysilerin dili olsa demek gerekiyor…
“Tükenmişliği vurgulasa da, Yaşanmışlığın şiiri gibi,
Sevval Başalan’ın giysileri sanat eserlerinde ölümsüzleşiyor…”

