GÖRSEL SANATLARDA LOKOMOTİFİMİZ RAYLARDA TAKILI KALMIŞ…

GÖRSEL SANATLARDA TÖKEZLERKEN, AMATÖR SPORDA DÜNYADA PRESTİJ EDİNDİK…

SUNAL GEMİCİ (ArtKritik)

Gerçekten ülkemiz görsel sanatlarına baktığımız zaman, sanatın önünü açması gereken lokomotifimizin, yarlarda takılı kaldığını görüyoruz.

Ülkemiz amatör sporlarında son yıllarda büyük bir atak yaşıyoruz yani görsel sanatlar ile amatör sporumuzu mukayese ettiğimiz zaman, amatör sporun, dünyada ses getirdiğini, görsel sanatlarımızdan ise henüz dünya sanat platformunun pek haberdar olmadığını görüyoruz…

Ülkemiz görsel sanatlarımıza baktığımız zaman, geçmişten beri Batı’ya özentinin  içinde ıkışıp kaldığımız gözüküyor.  . En tanınmış isimlerimizi incelediğimiz zaman,  ya hemen nereden etkilenmiş olduğunu ya da biraz araştırınca neredeyse birebir kopya  işler olduğunu görerek düşünüyoruz; ülkemizde acaba apayrı bir sanat mantığı mı yürütülüyor ki, tüm dünya bir yeninin peşinde koşarken, biz etkileneceğimiz bir örnek arıyoruz…

Ortaya başlı başına bize ait bir sanat felsefesi koyamıyoruz. Bizim de dünyaya verebileceğimiz mesajlarımız vardır elbette… Nasıl kı sporda biraz olanaklara kavuştuğumuz zaman olimpiyat şampiyonluğu bile alabiliyorsak, görsel sanatlarda neden bu başarıyı elde edemiyoruz diye araştırmak gerekiyor.

Örneğin sporda eğer ki sporcu ipi önce göğüsleyebiliyorsa şampiyon oluyor, o zaman görsel sanatlarda da kimin ipi önce göğüslemiş olduğunu gerçek verilerle ortaya koymak gerekmez mi…

GÖRSEL SANATLARDA MANİPÜLASYON ÜLKE SANATINA ZARAR VERİŞYOR

Nedir yahu, birileri bir ismi iyi sanatçıdır diye  etrafa yaymaya başlıyor ve suni bir piyasa yaratıyor, hemen o isim, sanata yatırımın ne olduğundan habersiz paralı kesimler tarafından sanki talan ediliyor… Sonrası ise yok. Olamaz ki… Eğer lanse edilen isim sanatta önemli olan bir yerlere girememiş, herhangi bir müzede etkinliği olmamış, literatürlerde yer almamış ve hakkında önemli eleştirmenler  yazılar yazmamışsa, nasıl çok önemli olabilir ki… Yarınlara kalacak sanatçının bugünden işaretleri vardır ve bunu sanatta biraz araştırma yapanlar bilir. Fakat ssanatta yatıorımı  birilerinin ağzıyla tanımaya çaılışanlar, eninde sonunda yanılırlar ve ülkemiz görsel sanatları da bu şekilde 50 yıl sonra bile bir yere varamaz…

GERÇEK SANAT GALERİSİ VE SANAT MÜZESİ OLMAYINCA…

Görsel sanatlarda ülkemizde ne bir gerçek sanat galerisi ve ne de bir gerçek sanat müzesi bulmak olanaksız. Çünkü gerçek sanat galerisi ve sanat müzesi, görsel sanatlarda ülkemiz sanatının dünya sanat platformuna katılabilmesi için çaba gösterir. Diyeceksiniz ki, bienellara ve sanat fuarlarına katılıyoruz ya. Doğrudur da neyle katılıyorsunuz ve katıldığınız sanatı hangi jürilerden geçirerek yurt dışına götürüyorsunuz…  Galerici kendisi seçiyor, müzelerimiz ise, bahsettiğimiz kaygıların dışında birtakım isimlerin yönlendirmeleri ile seçkilerini yapıyor ve sonuç elde var sıfır…  

Şimdi bu yazıyı okuyan bazıları çok kızacaklardır çünkü gerçekler her zaman algı politikasına karşı üzüntü yaratır…

Şimdi o kızacak olanlara soruyorum, bugün, görsel sanatlarda dünya sanat platformuna sunabileceğimiz herhangi bir yenilik var mı? Varsa hangi sanatçı bunu başarmıştır ve dünya sanat tarihinde o başarı için bir yer var mıdır?

Osman Hamdi döneminde Fransa’dan yağlıboya sanatını ve sanatta fırça, kalem ustalığını ülkemize taşıdık ve Batı sanatını yaymaya başladık. Aslında bu güzel bir durumdu ve elbette Osman Hamdi ve geleneksel dönemimizden gelen sanatçılarımız, ülkemiz sanat tarihi içerisinde yer aldılar ve zaten yazılacaksa, ülkemiz sanat tarihi de onlarla başlayacaktır. Çağdaş sanat tarihimizden önceki dönemlerde, Hat, Kaligrafi, Minyatür, Ebru, çeşitli el sanatlarımız gibi zengin bir geleneksel arşiv vardır ve onları da sanatın içerisinde, önceki sanat duruşumuz olarak elbette ele alacağız.

YABANCI MÜZEDE YER ALDI ALGISI…

 Bazı sanatçıların yabancı müzelerde çalışmaları var diye haberler yapılıyor. Doğrudur, birçok sanatçımızın çeşitli müzelere hediye edilmiş çalışmaları vardır fakat bu çalışmaların, sergilenmemek koşuluyla hediye kabul edildiğini biliyor muyuz… Hediye edilen çalışmaların dışında herhangi bir sanatçımızın bir yabancı müze tarafında resmen satın alınmış işleri var mı, varsa belgesi sunulabilir mi…  Eğer biraz daha irdelersek o kadar çok çapak çıkacak ki, temizlemek için de bir o kadar uğraşmak gerekir.

Şimdi sanata yatırım yapmayı aklına koyan veya gerçek sanat koleksiyonculuğuna soyunan ülkemiz insanlarına şu tavsiyede bulunabilirim, yatırım düşündüğünüz sanatçıyı iyice araştırırsanız, geleceğe dönük olarak ne değerde olduğunu zaten anlarsınız ve o sanatçılardan aldığınız eserleri de çocuklarınız için alın ve gelecekte size dua etsinler.  Sanata yatırım değil de sevdiğiniz için bir eser alacaksanız o eserin kopya mı falan olduğuna bakmayın ve satın alın. Çünkü duvarınıza asacağınız veya evinizin bir köşesine koyacağınız eser için, göz zevkiniz oluşuyorsa bu da önemlidir Dekoratif eserler sadece dekor olarak göz zevkini tatmin ederken, yatırım olarak düşünülen eserler ise, ailelerin geleceğe bırakacakları miras olarak değerlidirler…